HAŞERE İLAÇLAMA

- Hamam Böcekleri
- Bitleri
- Pireleri
- Keneleri
- Karıncaları
- Çekirgeleri
- Kırkayakları
- Güvercinleri
- Tahtakurularını
- Yılanları
- Tesbih Böceklerini
- Ateş Böceklerini
- Akarları
- Salyangozları
- Akrepleri
- Fareleri
- Karasinekleri
- Örümcekleri
- Sivrisinekleri ve
Her Türlü Zararlı Böcekleri

Haşereler gıda maddesi olan her yerde;
• Ekonomik kayıplara
• Bulaşıcı hastalıklara
• Prestij kaybına neden olurlar.

 

HAMAM BÖCEKLERİ

Besin maddelerinin ve nemin olduğu her yerde yaşarlar ve hızla ürerler 30 C'de 16 günde yumurtadan çıkarlar, 3–5 ayda ergin hale gelirler. Dışkılardan aldıkları hastalık etkenlerini besinlere bırakarak çok sayıda hastalığa sebep olurlar.

ALMAN HAMAMBÖCEĞİ (Blatella Germenica)

Diğer bir ismi de kalorifer böceğidir. 8,5-13 mm boyundadır. Kokon denen kapsül içinde yumurtalar gelişir. Her kapsül içinde 30-45 adet yumurta bulunur. 21 günde (sıcaklığa bağlı olarak) yumurtadan çıkarlar. Dişiler bir yılda 8-10 kapsül bırakabilirler. Gececi hayvanlardır, feromon kokuları sayesinde toplu halde yaşarlar. Taşıdıkları mikropları gıdalara enfekte ederler. Nemli, sıcak ve gıda ortamlarında hızla ürerler.

ORYANTAL HAMAMBÖCEĞİ (Blatta Orientalis)

Diğer bir ismi karafatmadır. Ergin boyu 18-30 mm, koyu kahverengi ya da siyah renktedir. kapsül içinde 16 adet yumurta bulunur. Yumurtalar 2-3 ay sonra açılır. Erginler 2-3 yıl yaşarlar.
Karafatmalar bodrum katı, lağımlar gibi nemli ve karanlık yerlerde yaşarlar.

AMERİKAN HAMAMBÖCEĞİ (Periplaneta Americana)

Ergin boyu 25-37 mm, vücut kırmızımsı kahverengi, kanatları gelişmiştir. Dişiler kapsülleri abdomende taşımazlar. Bir kapsülde 14-24 adet yumurta bulunur. Erginler 3-5 yıl yaşarlar. Bir dişi hayatı boyunca 30-90 adet kapsül bırakır. Karanlık ve nemli ortamlarda yaşarlar.

Hamam Böcekleri ile Bulaşan Hastalıklar: Tüberküloz, Tifo, Veba, Kolera, Cüzam, Çocuk Felci

KEMİRİCİLER

En önemlisi ev faresi, Norveç sıçanı ve siyah sıçandır. Ağırlıkları 30-500 gr. Arasında değişir.Bir dişi bir batında 10 adet yılda ise 50 adet yavru doğurabilir.Gıda maddelerini kıl, dışkı, idrar ile kirleterek kullanılmaz hale getirirler.Kablo, deri, kağıt ve izolasyon maddelerini kemirmeyi çok severler.

EV FARESİ (Mus musculus)

Fındık faresi olarak da bilinir. Vücudun üst ve yan tarafları gri kahverengi, alt kısmı kül rengindedir. Burun sivri kulak kepçesi geniştir. Erginin ağırlığı 20 gr kadardır. Gebelik süresi 19-24 gündür.yılda 6-7 kez gebe kalır ve her defasında 5-6 yavru doğururlar.
Evlerde gıda maddesinin üretildiği, tüketildiği, depolandığı hemen her yerde ev faresi büyük zarara neden olabilir.insanların yedikleri her türlü besinle beslenirler.

ÇATI SIÇANI (Rattus rattus)

Vücut boyu 17-23 cm , ağırlığı 120-175 gr dır. Bir batında 6-8 yavru doğururlar. Gebelik süresi 21-25 gündür. Kahverengi veya siyaha yakın tüyleri, sivri burunları, iri kulakları vardır. Gıda maddelerini tükettikleri gibi çok daha fazlasını da tüyleri, katı, sıvı atıkları ile kirleterek kullanılmaz duruma getirirler.

NORVEÇ SIÇANI (Rattus Norvegicus)

Lağım faresi olarak da bilinir. Vücut 18-25 cm boyunda 280-480 gr ağırlığındadır. Küt burunlu, küçük kulaklı, kaba kahverengi siyah tüyleri karın altı gri dir. Şartlar uygun olduğu sürece yıl boyu üremeye devam ederler. Dişiler 3-12 defa gebe kalırlar, bir batında 7-8 yavru verirler.
Farelerin ön dişleri sürekli uzadığı için törpüleme ihtiyacı hissederler, bu amaçla kağıt, tahta ve kabloları kemirirler. Elektrik panolarına girerek yangınlara sebep olurlar.

Kemiriciler ile Bulaşan Bazı Hastalıklar: Kuduz, Tifo, Veba, Humma, Salmonella, Tularemi

KARASİNEKLER

Her türlü organik atıkların bulunduğu ortamda hayat bulurlar. Erginlerin ömrü 40–50 gündür. Yaşamı boyunca 5–6 kez her defasından 100–150 yumurta yaparlar. Yediklerini tekrar besinlerin üzerine kusarak dekonpoze eder ve kendisinin sindireceği şekle dönüştürürler. İnsan ve hayvanlara 60 kadar hastalık etkeni bulaştırırlar.

Karasinekler ile Bulaşan Bazı Hastalıklar: Kolera, Dizanteri, Menenjit, Tifo, Yaz ishali

SİVRİSİNEKLER

İğneli sokucu-emici ağız yapısına sahip olan sivrisineklerin dişileri; sürüngen, kanatlı ve memeli hayvanlarla, insanlardan kan emerek, erkekleri; ise bitki özsuyu ile beslenirler. Yalnızca durgun ya da çok yavaş akıntılı sular üreme alanlarıdır. Kan emme işlemi sırasında sinir uçlarını uyarak şiddetli kaşıntı, yanma ve şişlik oluştururlar.

Sivrisinekler ile Bulaşan Bazı Hastalıklar: Sıtma, Sarıhumma, Tularemi, Rilariazis, Deng, Filariya

PİRELER

Emici ağız yapısına sahip olan pireler dört yaşam evresi geçirirler. Zararlı evre pirelerde ergindir. Çok iyi sıçrama yeteneğine sahip olan pireler 50 cm yukarı ve ileri zıplayabilir. Kan emerek hastalık etkeni bulaştırırlar.

Pireler ile Bulaşan Bazı Hastalıklar: Tifüs, Tularemi, Veba

TAHTAKURULARI

Emici ağız yapısına sahiptirler. Ahşap eşyalara ve döşemelere yerleşirler (eski kanepe gibi). Işıkların sönmesiyle harekete geçerler. Isırma sonucu kızarma ve kaşıntı oluştururlar.

BİT İLAÇLAMA ( LOUSE )

Phthiraptera takımından yaklaşık 3.300 değişik türü olan,küçük,kanatsız,yassı ve renkleri kirli beyazdan-siyaha varan asalaklardır.Çinde insan bitinin de bulunduğu Anoplura alt takımı üyeleri emicidirler ve sadece memelileri konak olarak seçen bu alt takıma "gerçek bitler" de denilmektedir.İnsan vücut bitlerinin dışında tüm bitler,hayat evrelerinin tamamını konakladıkları canlının vücudunda geçirirler.Sadece vücut biti giysi kıvrımlarında barınır.Dişi bit sirke denilen yumurtalarını,tek tek veya topaklar halinde saç,tüy ve kıl diplerine bırakırlar.Tek bir dişi bit iki ay içerisinde 5000 yumurta bırakabilir.Bitler genellikle yaşadıkları konakları değiştirmezler.Özellikle evcil hayvanlarda aşırı çoğalmaları halinde hayvanın derisini tahriş ederek yaraların açılmasına ve sekonder enfeksiyonlara neden olurlar. İnsanda en çok görülen bit türü Pediculus humanus'tur.Vücut üzerinde yaşadığı bölgeye göre de değişik isimler alır.Baş biti (Pediculus humanus capitis),Vücut biti (Pediculus humanus humanus) ,Kasık biti (Pediculus humanus pubis) gibi. Bitlenme şiddetli kaşıntı ve derinin tahrişi sonucu açılan yaralarda seconder enfeksiyonlara,özellikle çocuklarda impedigo denilen iltihaplı deri hastalığına yol açar. Ayrıca vücut biti tifus, siper humması reccurent humması gibi hastalıklara neden olan mikroorganizmalarında taşıyıcısıdırlar.
GÜVE ( LAPİDOPTERA:TINEIDEA )

Kelebeğin vücudu ve kanatları homojen olarak parlak altın renginde,kanat açıklığı 13 mm,olgun larva 13 mm dir.Dişi kelebek yumurtalarını gıda ortamına yapıştırarak tutturular.Larvalar kendilerine bir kokon örerek içerisinde beslenirler.Gıda bitince tekrar bir tüp daha örerek orada beslenmeye devam ederler.Bu tüpler elbiselerin yaka altı,dikiş araları,koltuk altı vb. yerlerde bulunur ağların varlığı ile içerisinde güve olduğu anlaşılmaktadır.Larvalar yün,ipek,kürk,deri gibi materyalleri mobilya döşemelerini yiyerek önemli zararlara neden olurlar.Uygun olmayan ortamda kokon içerisinde 8-24 ay dormant halde kalabilirler.Uygun koşullarda larva dönemi 30-35 günde tamamlanır.Pupa dönemi yazın 8-10 gün, kışın 21-28 gün sürer.Isıtılan binalarda yılda 3-4 döl, ısıtılmayanlarda 1 döl verir.
ÇİYAN ( 40 AYAK )

3-10 cm arası büyüklükte 2-8 mm eninde yassı gövdesinde 17 çift anteni bulunan zehirli bir haşeredir.Evlerin loş,nemli ve çok karanlık bölgelerinde,taşların altında ve karanlık yerlerde yaşarlar.Geceleri böcek ve solucanlar ile beslenirler ve insanlara saldırmazlar.Terlik ve ayakkabı giyerken veya çıplak ayakla dolaşırken sokabilirler.Isırdıkları yerde koyu renkli iki adet iz görülür ve örümcekteki gibi zehirlenme belirtileri görülür.

Isırdıkları yer hemen temizlenmelidir gerekirse biraz kanatılmalı ve hemen bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır.
ÇEKİRGE

Boyları 2,5 - 3,5 cm arasında değişen siyah veya kahverengi olan çekirgelerin kalın.köşeli gövdesi ve zıplamasını sağlayan uzun bacakları vardır.Genellikle dış alanlarda yaşayan çekirgeler;beslenme ve sığınma amaçlı olarak iç alanlarada girmektedirler.Işık tarafından çekilebilen çekirgeler; açık camlardan,bina duvarlarındaki çatlak ver deliklerden bina içerisine girerler.Özellikle kirli giysilere beslenme amaçlı zarar verdikleri bilinmektedir.Yaşam alanları; ekili araziler,ağaçlık alanlar,bina yakınlarındaki uzun otlar ve sarmaşık gibi yoğun bitkiler arası , keresteler ve taş yığınlarıdır.

Çekirgelerle mücadelede önemli noktalardan birisi bina yakınlarındaki yaşam alanları yok edilmesi ve ilaçlanmasıdır.
AĞAÇ KURDU

Eski tahta eşyalara,ağaç pencere,kapı,mobilyalara yerleşerek dehlizler açarak ilerlerler.Büyük toplu iğne başı büyüklüğündeki ağaç kurtları genellikle kahverengidirler.ağaç kurtları Kemirdikleri ağaçların tozları dökülür ve ölen ağaç kurtları mobilyaların altına düşer.Mobilyaların iç aksamında yuvalanırlar.

Profesyonel haşere kontrol servisi olarak özel formülasyonlar kullanılarak yok edebilmekteyiz.
ÖRÜMCEK ( ARACHNIDA )

Ev içerisinde köşelerde ve sundurmalarda göz zevkini bozan ağlar örerler,örümcek ağlarının şekilleri türlere göre değişir.Bazı zehirli örümcek türler dışında bir zararı yoktur. Latrodectusmactans (Kara dul örümceği) zehirli türdür.Örümcek ağları sürekli temizlenmeli,ayrıca mayıs ayına kadar yapılacak ilaçlama ile popülasyon önemli ölçüde önlenir.
SALYANGOZ

Sularda ve nemli çayırlarda yaşayan, değişik ebat ve şekillerde çok değişik türleri vardır. Kabuklu bir türdür. Gezdikleri yerlere sıvılarını bulaştırır. Bitkileri yiyerek yaşamları sürdürürler. Küçük türleri çoğu kez bahçelerde süs bitkilerini sararak kurumasınasebebiyet verirler.
İnsan barsaklarında yaşayan ve halk arasında barsak kurtları adı verilen ve çok çeşidi olan bu canlıların bazılarına ara konakçılık yaparak insanlara yayılmasında rol oynarlar.
Bahçe ve çimenlik alanlarda özel yem şeklinde hazırlanmış mollusisit grubu ilaçları atmak sureti ile kolayca mücadele etmek mümkündür.
TESPİH BÖCEKLERİ ( ISOPODA )

Bodrumlarda ağaç kabukları altında rutubetli yerlerde yaşar,kendisini küre şekline getirebilir.Uzunluğu 2 cm kadardır.Rutubetli ve sebze artığı olan her türlü yerde yaşar, mahzen ve bodrum gibi yerleri severler. Saksı bitkilerine zarar verirler.
AKREP( SCORPIONIDEA )

Akrep Kıskaçları ve uzun kuyrukları ile kolaylıkla tanınabilirler.Akrepler kızdırıldığı zaman zehirli iğnelerini insanlara sokarlar.Akrep geceleri hareket eder gündüzleri ise taşların altında , ,ağaç kovuklarında,,tavan aralarında ve evlerin alt kısımlarında saklanır.Akrepler böcek,örümcek,kırkayak ve kara tespih böcekleriyle beslenirler.Çoğunlukla karnivordur,pek azı bitki öz suyu ile beslenirler. Akreplerin bazılarını bir yıl kadar açlığa dayandıkları tespit edilmiştir.Kurak yerlede ve özellikle sıcak bölgelerde bulunurlar.Birçoğu toprakta derinlere iner ve yuva yaparlar.Vücutları oransal olarak büyük olmalarına rağmen yassı yapılarından dolayı dar aralıklardan geçebilirler.Akrepler yumurtlamaz, bunun yerine canlı yavrular doğururlar;yavru doğumdan sonra bir süre annenin sırtında taşınır. Mücadelede saklandıkları alanın yok edilmesi büyük önem taşır. Pestisitlerin akreplerin sakladığı klozetler,boru giriş yerleri,tavan araları,bodrum katları gibi yerler,dışarıda taş yığınları ve odunluklar ilaçlanmalıdır.Ayrıca akrep sokmalarından korunmak için yatarken tavandan düşmelere karşı cibinlik kullanılabilir.Akrep ilaçlaması uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.
KARINCA ( HYMENOPTERA:FORMİCİDAE )

Sosyal yaşayan,yapıları ve görevleri ile farklı sınıflardan topluluk oluştururlar.KARINCALARIN En kalabalık olan sınıf işçi kısmıdır.İşçi karıncaların eşeysel organları körelmiştir.Besin sağlama, yuva yapma,savunma ve yavru bakımı gibi işlevleri yerine getirirler.Kraliçenin ise eşeysel organları oldukça gelişmiştir.Sadece yumurta bırakırlar.Çiftleşme döneminde kanatlı olmaları ile işçilerden ayrılırlar.Bazıları 15-20 yıl yaşamaktadırlar.Erkekler; işçi ve kraliçeden belirgin olarak ince yapılı olmaları ile ayrılır.Kanatlarını atmazlar, çiftleşmeden hemen sonra yuvadan uzaklaşan erkekler birkaç gün içerisinde ölürler.Kraliçe ilk yumurtalarını martta bırakmaya başlar ve ilk yumurtadan kanatlı eşeysel bireyler oluşur.Eylülde yumurta bırakma durur.
Bir çok tür besin depo eder ve özellikle tahıl tanelerini yuvalarına taşırlar.Evlerde istenmeyen görüntüler oluşturdukları için mücadele yapılmalıdır.Mücadelede yuvalarının tahrip edilmesi,kraliçenin bulunması ve elimine edilmesidir.Karıncalar kış süresince görüldükleri takdirde, iç mekanlarda yuva yaptıkları düşünülmelidir.Karıncalar Yazın dış mekanlarda yuva yapmayı tercih ederler.Kimyasal olarak; halk sağlığı alanında kullanılan Sağlık Bakanlığından ruhsatlı insektisitlerin kullanılması tavsiye edilmektedir.
TATARCIKLAR

Diptera (çift kanatlılar) takımının "phlebotamidae" ailesindendirler.Tüm sıcak ülkeler ve Akdeniz ikliminde bol miktarda bulunurlar sadece dişi cinslerinin kan emdiği bu sineklerin erişkinleri sivrisineği andırırlar.İyi uçucu olmadıklarından dolayı üredikleri alandan fazla uzaklaşamazlar.Çoğunlukla gündüzleri kuytu yerlerde saklanarak geceleri ortaya çıkar ve soktukları yerde şiddetli ağrı,kızarma ve kaşıntıya neden olurlar.Tatarcıkların dişileri genelde birkez yumurtlar ve ölürler.Ancak bu evrimi birkaç kez yenileyeni de vardır.Yumurta ve larvalar ya sulu organik atıklarda yada bataklılarda gelişirler.Şark çıbanı,kala-azar ve tatarcık humması gibi hastalıkların insanlara taşınmasında aktif rol oynarlar.
KENELER

3mm kadar kırmızı kahverenginde yassı, oval bir parazittir. Kan emerek büyürler.keneler köpek dışında hayvanlarla insanlara da yapışıp kan emerler. Dışarıda keneler çimenlerde, çalılıklarda ve hayvan barınma yerlerinde bulunurlar ve buradan geçen hayvanlara yapışırlar. Hayvanlar vasıtası ile evlerin içine kadar gelirler. Ev içinde bir dişi çatlağa, yarığa yumurta bırakırsa bir kene hafta içerisinde yüzlercesi oluşur.