KIRŞEHİR VE MUCUR HALILARI |
Orta Asya’dan başlayıp Anadolu‘ya kadar geniş bir coğrafyada yaşayan Türkmenlerin tarihi, kültürel, ekonomik ve sanatsal değerlerinin en önemli görsel vesikaları olan düz veya düğümlü dokumalar; her yüzyıla damgasını vuran bir değişim ve gelişim göstererek günümüze gelmiş el sanatı ürünlerimizdendir. Dokumalar, kimliklerini ve etiketlerini ya yapıldığı yörenin isminden ya da orada yaşayan Türkmen boy ve oymak isimlerinden almaktadır. Kırşehir ve Mucur halıları da Anadolu dokuma kültürü içinde dokunduğu coğrafik bölgenin adından esinlenerek isimlendirilmiştir. Kendi içerisinde küçük özellikleriyle ayırt edilebilecek yapısal özellik farklılıkları gösteren bu iki halı dokuma merkezi, pek çok uygarlığa beşiklik olmuş önemli tarihi yerleşimlerimizdendir. Anadolu Selçukluları devirlerinden itibaren başlayan Geleneksel Anadolu Türkmen dokumasının, halı ve kilim kültürümüz içinde 17. yüzyıldan itibaren dokunmuş örneklerini, gerek yurtdışı gerekse yurtiçindeki en değerli müze ve koleksiyonlarda görmeye başladığımız Kırşehir ve Mucur halıları, karakteristik desen ve renkleri, genellikle mihraplı seccade ve küçük ebatlı özellikleriyle çok ayrı bir yere sahiptir. Genellikle mihraplı desen formuyla ve seccade ebatlarıyla tanınan Kırşehir ve Mucur halılarına ait 17, 18 ve 19. yüzyıl örnekleri ticari maksatla üretilmeyen, mihraplı olmaları dolayısıyla da cami ve mescitler için teberrukat olarak dokunmuş izlenimi veren bir yapıdadır. Bu halılar arasında yastık ve eğer örtüsü olarak dokunmuş küçük ebatlı örnekler de bulunmaktadır. 19. yüzyıl sonlarına doğru Osmanlı İmparatorluğu’ndaki gerileme sürecinin ekonomik yapısı, zaten ticari olarak dokunmayan, sadece etnografik bir gereklilik olarak geleneksel Türkmen mekanları için dokunmuş olan bu halıların üretim sürecini de etkilemiştir. 20. yüzyıl başlarında Kırşehir mutasarrıfları, Anadolu’da Hereke, Isparta, Konya-Ladik ve Sivas çevrelerinde yeni yeni başlayan Halı Sanayii Mektepleri organizasyonu içindeki halıcılık faaliyetlerine özenerek Kırşehir ve Mucur’da halı dokuma merkezleri oluşturma gayretlerine girişmişler ve daha sonra yörede Batı Anadolu’da yaygınlaşan Şark Halı Kumpanyası etkili halıcılık kooperatifleri kurulmuş ve tabiki bölgenin kalkınmasına yönelik bu iyi niyetli gayretler, o zaman ki bakış açısıyla normal gözüken ancak bugün bölgenin geleneksel ve tarihsel perspektifi içinde bu kültüre yabancı bir halıcılığa geçilmiş olması gibi büyük bir kültürel değişime neden olmuşlardır. Özellikle Şark Halı Kumpanyasına ait Londra’da çizilmiş desenler; kimyasal boyalarla boyanan ipler, pamuk çözgülü ve İran sine düğümlü halı geleneğiyle gelişen bu halıcılık, bütün geleneksel Anadolu dokumalarını etkilediği gibi Kırşehir ve Mucur halılarını da etkilemiştir. Bugün ise bölgede Özbağ ve Dalakçı çevresinde ticari olmayan ancak geleneksel olarak ev ihtiyaçları için dokunan cehizlik yastık ve minder halıları üretimi kapsamında, “kertikli ıstar” tezgahlarda münferit bir halı üretimi söz konusudur. Mucur’da son 20 yıl içinde Halk Eğitim Merkezi ve Sümerbank işbirliği içinde bir atölye açılmış ancak burada üretilen hatalı halıların satışında önemli sıkıntılar yaşandığı için bu faaliyet devam ettirilememiştir. 17., 18. ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halıları 17., 18. ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halıları Desen ve Renk Karakterleri Bölgede “dar kenar” denilen halı sedeflerinde; “çatıkkaş”,”zigzaglı su”, “üçgen” ve “gelin ağlatan” desenleri, yine bölgede “enli kenar” denilen bordürlerde; “arap eli”, “lale”, “çiçek” ve ”deve tabanı” adıyla isimlendirilen motifler yer almaktadır. Bu isimler kanaatimizce günümüze yakın dönemlerde yakıştırma suretiyle kullanılan ancak 17, 18 ve 19. yüzyıl halılarındaki geleneksel karakterleri yansıtmayan isimlerdir. 17, 18 ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur halılarında kullanılmış olan renkler öncelikle ve belirgin olarak zeminlerde kök kırmızısı (Rubai) ve tonları, motif içlerinde ise indigo mavisi ve tonları, sarı üzerine indigo ile elde edilmiş yeşil ve tonları ile sarı ve kahverengidir. Mihrap nişi zeminleri ile sandık olarak tabir edilen ayetlik ve tabanlıklarda kırmızı, mavi ve yeşil zeminler kontrast biçimde alternatif olarak kullanılmıştır. 17., 18. ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halılarının Atkı, 17., 18. ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halılarının Dokuma Teknik Yapıları ve Kaliteleri 20. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halılarındaki Değişim İşte bu dönem içinde Kırşehir ve Mucur’da üretilmiş olan halılar, gerek desen tarzı, gerek halı atkı, çözgü ve ilme iplerindeki değişim ve gerekse boyamalarındaki değişiklikler, Kırşehir ve Mucur’un da Anadolu’daki bu değişimden etkilendiğini gösteren halılardır. 1908 yılında Kırşehir mutasarrıfı olan Hasan Hulusi Efendi’nin halıcılığı geliştirmek yönündeki gayretleri bu yönde çok etkin olmamış, münferit köy el tezgahlarında özellikle küçük ebatlı yastık, seccade ve yolluk halıları bu dönemde bölgede hem ticari hem de etnografik olarak üretilmeye devam etmiştir. 20. yüzyıl Kırşehir ve Mucur halılarında en önemli değişim desen ve renk karakterlerindeki değişimdir. Bu dönemde Kırşehir yakınlarındaki Everik, Kızılcaköy, Örcün ve Helvacılar ile Mucur, Karacaören, Dalakçı ve Kümbet köyleri ve çevresinde devam eden geleneksel halı üretimi, Şark Halı Organizasyonu ile gelişen Batı Anadolu, özellikle Isparta desenlerinden etkilenmiş bir tarzda halılar, eski Kırşehir ve Mucur halıları desen ve renk anlayışından farklı olarak üretilmeye başlanmıştır. Bu halılardaki köşe-göbek olarak tabir edilen daha bitkisel formda motifler, halılardaki bu kimlik değişimini çok ilginç biçimde yansıtmaktadır. Kırşehir Müzesi’nde bu yüzyıla ait değişimi yansıtan çok önemli halılar bulunmaktadır. 20. yüzyıl Kırşehir ve Mucur halılarında değişim; atkı, çözgü ve ilme ipi özelliklerinde de görülmektedir. Bu yüzyıl içinde, günümüze kadar gelen dokumalarda çözgü ve atkılarda pamuk ipliği yanında nadir olarak da yün çözgü ve atkı ipi kullanılmaktadır. Genelde 6/9 pamuk çözgü ipi, 2,5/2 kat makine bükümü yün kimyasal boyalı ilme ipleri ile dokunmuş olan halılar dikkati çekmektedir. |