KEMALİYE (EĞİN) HALILARI

Halı ve kilimlerimiz, Anadolu Türk insanı ile her dönemde yaşamış etnografik bir belge olarak, kültür varlıklarımız içinde önemli bir yere sahiptir. Tarihimizden gelen bütün belgeler gibi düğümlü dokuma halılarımız veya düz atkı yüzlü dokuma kilimlerimiz, dokunduğu tarihsel sürecin sosyal, estetik, ekonomik normlarını yansıtma özelliği göstermesi nedeniyle, Türk medeni coğrafyasının değerlendirilmesinde önemli kültürel belgelerdendir. Özellikle Türk kültürüne ait bir kültür mirası olarak halı ve kilimlerimizin bu kimlik içinde özel bir yeri bulunmaktadır.

Eski adıyla Eğin ve çevresi, tarihsel derinlik içinde yaklaşık olarak 12.yy. dan itibaren çok yoğun Türkmen grupların iskanına kucak açmış, bu yönüyle de etnografik olarak Türkmen halı, kilim ve diğer el sanatları açısından oldukça zengin bir kültürel mirasa sahip olmuş önemli ve eski bir Türkmen yerleşim yeridir.

Eğin çevresinde yaptığımız araştırmalara göre Eğin çevresi düz ve düğümlü dokuma halı veya kilimleri, Horasan üzerinden Eğin’e gelen Türkmen grupları ile Kafkasya üzerinden Eğin’e gelen Türkmen gruplarının gelenekleri ile buluşan bir renk ve estetik dokuma kültürüne sahiptir. Gerçekten de Eğin Vakıf camilerinde gördüğümüz teberrukat eşyası halı ve kilimler içindeki çok özel bazı dokuma parçaları, gerek Horasan çevresi Türkmen halıları ana estetik karakterlerini, gerekse Kafkasya çevresi Türk dokuma estetik karakterlerini bir arada bulunduran çok özel bir desen karışımını yansıtmaktadır.

Genel olarak Eğin çevresi düğümlü dokuma halılarını şu üç ana başlık altında inceleyebilmek mümkündür:

1. Eğin veya çevre köylerde dokunmuş geleneksel Türkmen desenli Köy el halıları,

2. 20. yy. başlarında bölgede dokunmaya başlanan pamuk çözgülü ticari halılar,

3. Eğin Tarihi camilerinde bulunan çok kıymetli Anadolu halıları,
Haziran ayı içinde görme fırsatı bulduğumuz Eğin, Kemaliye çevresi düz ve düğümlü dokuma kültürü halı ve kilim örneklerinin bir kısmı, daha önce Kaymakamlık tarafından camilerden toplanarak İlçe Halk Kütüphanesi deposuna kaldırılan halı ve kilimlerin incelenmesiyle başlamıştır.
Bu halı ve kilimlerin incelemesi ve envanter bilgileri detaylı olarak yapılarak ilçe yetkililerine bırakılmıştır. Envanter bilgilerinden de görüleceği üzere, Halı uzmanı experler tarafından camilerdeki halı ve kilim toplama işi yapılamadığı için 74 adetlik bu halı ve kilimler içinde çok kıymetli ve envanter değeri yüksek parçalar bulunamamıştır. Eğin geleneksel kültürüne ait olduğunu düşündüğümüz ve bu mahalli özellikleriyle de Kemaliye Kültür evinde teşhir edilebilecek yaklaşık 9 halıdan oluşan koleksiyon tasnif edilmiş, Sivas, Kırşehir yöresine ait bazı çok özel halılar da ayrıca bu tasnife dahil edilmiştir.

Buradaki halılar dışında, İlçe görevlilerinin nezaretinde vakıf eser konumundaki Gümrükçü Camii ve Orta Camii eski halı ve kilimlerini inceleme fırsatı bulduğumuz için şunu açıkça ifade edebiliriz ki; Kemaliye Vakıf camileri içinde müzelik değerde çok kıymetli Anadolu halı ve kilim koleksiyonları, çok olumsuz koşullarda camilerde hala muhafaza edilmeye çalışılmaktadır. Bu kıymetli halı ve kilimlerin Başbakanlık, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü halı uzmanlarınca bir an önce incelenerek envanterinin belirlenmesi ve cami hırsızlıklarına karşı da Kemaliye Kültür Merkezinde oluşturulacak Halı Müzesinde korunmaya alınması veya teşhir edilebilmesi kültür tarihimiz açısından çok önemli bir çalışma olacaktır.

1. Eğin veya çevre köylerinde dokunmuş geleneksel Türkmen desenli halılar,
Malatya Arapkir çevresi köyleri, Elazığ Baskil ve Keban çevresi köyleri ile Kemaliye (Eğin) ve çevre köyleri mahalli köy el dokumalarının ortak bir geleneksel desen formunu paylaştıklarını söyleyebiliriz. Malatya Arapkir çevresi köyleri ile Elazığ Baskil ve Keban çevresi köylerinde 1985- 1990 yıllarında yaptığımız araştırmalarda bu çevre desen ve dokuma alışkanlıklarının bir birlerine yakın ve benzer özellikler taşıdığını görmüştük.

Aynı coğrafi bölgeye komşu olan Erzincan Eğin çevresi dokumalarının da bu desen ve dokuma özelliklerini ve halı ipi geleneksel malzemesini paylaştıkları anlaşılmaktadır. Halılar genel dokuma karakterleri itibariyle daha çok yer tezgahlarında dokunmuş olmalarıyla bu dokuma teknik geleneğini devam ettiren bir özellik taşımaktadır.

Bu çalışmada yer alan geleneksel özellikteki yün çözgü ve atkılı, yün ilmeli mahalli köy el halılarının, geleneksel Türk (Gördes) düğümü ile dokunduğu ve yaklaşık kalitelerinin de 28x28, 28x30, 28x32, 30x32 kalite/dm. gibi birbirine yakın kalitelerde olduğu görülmektedir. Halılarda hakim olan renk rubia (kök) ten elde edilen kırmızı, bakır ve tonlarıdır. İndigo lacivert ve tonları ile motif içlerinde papatya sarısı ve tonları primitif bir estetik içinde kullanılmıştır.

Eğin çevresi dokumaları küçük ebatlı ve çoğunlukla orta zeminde mihrap nişleri bulunan bir karakterdedir. Kemaliye’ye bağlı Başpınar, Apçağa, Sırakonak (Peğil), Ocak, Akçalı ve Dutluca Köyleri camilerini incelediğimizde bu bölümde incelediğimiz halılar grubuna giren Eğin çevresi geleneksel halılarına ait ve yaklaşık 19. yy. başlarına veya sonlarına tarihlendirilebilecek çok güzel halı örnekleri bulunmaktadır.

2. 20. yy. başlarında bölgede dokunmaya başlanan pamuk çözgülü ticari halılar,
Eğin ve çevresinde 20. yüzyıl başlarından itibaren yeni ve farklı bir halıcılık faaliyetine başlanmıştır. İstanbul’da saraya bağlı olarak kurulan Hereke Fabrikayı Hümayunu dokuma atölyelerinde yapılmaya başlanan pamuk çözgülü desen tasarımı nakkaşlar tarafından hazırlanan ve atölye ortamında yarı endüstri ürünü olarak dokunan 60x60 kalite Hereke halıları bu dönemde moda olmaya başlayınca, Sivas’ta Vali Sırrı Paşa tarafından Halı Sanayi mektebi kurularak 50x50 ve 60x60 kalitede daha çok İran desenlerinden Osmanlılaştırılan bazı desenler bu okulda halı olarak dokunmaya başlamıştır.

Hereke ve Sivas halılarının geleneksel Türkmen halılarından farklı pamuk çözgülü ve atölye tipi bu yeni imajı Anadolu’da, bu dönemde mahalli halılara olan ilgiyi azaltmış ve daha çok bu tip ince kaliteli pamuk çözgülü ve İran Sine düğümlü halılar modası yaygınlaşmaya başlamıştır. Tahmin ediyoruz Sivas Vilayetine bağlı Osmanlı idaresi içindeki Eğin’e zamanın Sivas valisince birkaç büyük sarma tezgah 50x50 kalite pamuk çözgülü Sivas halıları desenleri ve iplikleri ile birlikte gönderilerek böyle bir halıcılık faaliyeti başlatılmıştır. Çünkü 1900’ler başlarında dokunan ilk pamuk çözgülü 50x50 m. kalite Eğin halıları Sivas’tan gelen bu desenlerle yapılan halılardır. Daha sonra yaklaşık 1920’lu yıllarda Kemaliye’de kurulan Halı şirketi ile bu halıcılık yaygınlaştırılmış ve 50x50 kalite Kemaliye halıları olarak meşhur olmuştur.

3. Eğin Tarihi camilerinde bulunan çok kıymetli bazı Anadolu halıları,
Çok köklü bir kültürel geleneğe sahip olan Eğin’de sadece ilçe merkezinde yaklaşık 17 adet tarihi vakıf camii bulunmaktadır. Yukarıda bir ölçüde değinildiği gibi Kemaliye’deki bu vakıf camilerinin içindeki teberrukat eşyaları arasında çok kıymetli halı, kilim ve yazma eser koleksiyonlarının bulunduğu görülmüştür.

Kemaliye’de İlçe görevlileri, Müftülük yetkilileri nezaretinde vakıf eser konumundaki Gümrükçü Camii ve Orta Camii eski halı ve kilimlerini detaylı olarak inceleme fırsatı bulduk. Ayrıca, Kemaliye’ye bağlı Başpınar, Apçağa, Sırakonak (Peğil), Ocak, Akçalı ve Dutluca Köyleri camilerini incelediğimizde birinci bölümde incelediğimiz halılar grubuna giren Eğin çevresi geleneksel halılarına ait ve yaklaşık 19. yy. başlarına tarihlendirilebilecek çok güzel halı örneklerinin bu camilerde hala muhafaza edilmeye çalışıldığına şahit olduk.

Şunu açıkça ifade edebiliriz: Kemaliye Vakıf camileri içinde müzelik değerde çok kıymetli Anadolu halı ve kilim koleksiyonları, çok olumsuz koşullarda camilerde hala muhafaza edilmeye çalışılmaktadır. Bu kıymetli halı, kilim ve yazma eserlerin Başbakanlık, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü halı uzmanlarınca bir an önce incelenerek envanterinin belirlenmesi ve cami hırsızlıklarına karşı da Kemaliye Kültür Merkezi’nde oluşturulacak Halı Müzesi’nde korunmaya alınması veya teşhir edilebilmesi kültür tarihimiz açısından çok önemli bir çalışma olacaktır.

GÜNÜMÜZDE KEMALİYE’DE HALICILIK
Kemaliye ve yakın köylerinde son yirmi yıla kadar pamuk çözgülü yaklaşık 40x40 veya 50x50 kalitelerde, pamuk çözgülü ve Sivas Sanayi mektebinden gönderilen desenlerde, ikinci grupta tanıtımını yaptığımız ticari halılar kapsamında halılar dokunmakta iken, günümüzde gerek mahalli özellikte gerekse ticari özellikte halıcılığın yapılmadığı görülmektedir. Elazığ Fırat Üniversitesine bağlı eğitim sürdüren Kemaliye Meslek Yüksek Okulu bünyesinde açılan Halı- Kilim bölümü sadece beş öğrenci ile ayakta durmaya çalışmaktadır. Okul, halıcılık konusunda çevrede önemli açılımlar yapmak istemişse de halıcılığın geliştirilmesi yönünde bir ilerleme sağlanamadığı anlaşılmaktadır. Halı kilim bölümünün ve Okul Müdürünün bütün olumlu çalışmalarının yörede halı işçilik ücretlerinin çok düşük karşılanması ve halı işçiliğine olan ilgisizlik nedeniyle başarısız kaldığı görülmektedir. Kuruluşundan bu yana Kemaliye Halı Şirketine ve Kemaliye halıcılığına büyük emekleri geçmiş Kemaliye’lilerle olan görüşmelerimizde artık bu zenaatın bittiği ifade edilmiştir.